Kaza namazı, vakti çıkmış bir namazın sonradan kılınmasıdır. Beş vakit namazın farzı vaktinde kılınmazsa borç kalır. Hanefî mezhebinde vitir de vacip sayıldığı için o da kaza edilir. Sünnet namazlar vakit çıktıktan sonra kaza edilmez. Tek istisna sabah namazıdır. Aynı gün, güneş tepeye gelmeden kaza edilirse sünnetiyle birlikte kılınır. Öğleden sonra yalnız sabahın farzı kaza edilir.
Kaza, yeni bir namaz türü değildir. Sabahın kazası sabah farzı gibi iki rekattır. Öğle ve ikindi dört, akşam üç, yatsı dört rekattır. Vitir üç rekattır ve kılınışı vakit içindeki vitirle aynıdır. Üçüncü rekatta kunut okunur. Fark, niyettedir.
Niyet nasıl edilir?
Hangi vaktin kazası kılındığı niyette belli edilmelidir. Üzerinde bir iki gün borç varsa günü de söylemek yerindedir. Borç çoksa ve gün hatırlanmıyorsa Diyanet’in kabul ettiği niyet şöyledir: “Niyet ettim Allah rızası için vaktinde kılamadığım ilk sabah namazının farzını kılmaya.” İstersen “son sabah namazı” da diyebilirsin. Öğle, ikindi, akşam, yatsı ve vitir için de aynı cümle, vakit adı değişerek kurulur.
Niyet dilde söylenmek zorunda değildir. Kalpten geçmesi yeter. Yine de alışana kadar sessizce söylemek karışıklığı önler. Bir namaza hem o vaktin farzı hem kaza diye niyet edilmez. İkisi ayrı namazdır.
Kaza namazı nasıl kılınır?
Abdest alınır, kıbleye dönülür, niyet edilir. “Allahu ekber” diyerek namaza girilir. Bundan sonrası o vaktin farzıyla aynıdır.
Sabahın kazasında birinci rekatta Sübhaneke, Eûzü-Besmele, Fatiha ve bir sûre okunur. Rükû ve secdelerden sonra ikinci rekata kalkılır. İkinci rekatta Besmele, Fatiha ve sûre okunur. Oturulur. Ettehiyyatü, Salli, Barik ve Rabbena okunup selam verilir.
Öğle, ikindi ve yatsının kazası dört rekattır. İlk iki rekatta Fatiha’dan sonra sûre okunur. Üçüncü ve dördüncü rekatta yalnız Fatiha okunur. İkinci rekatın oturuşunda yalnız Ettehiyyatü vardır. Son oturuşta duaların tamamı okunur.
Akşamın kazası üç rekattır. Üçüncü rekatta sûre okunmaz. Vitirin kazasında her rekatta sûre okunur, üçüncü rekatta rükûdan önce tekbir alınıp kunut duaları okunur.
Cemaatle kılınan bir farza sonradan yetişen kişi, kaçırdığı rekatı namaz bitince ayağa kalkıp tamamlar. Bu kaza değildir. O vaktin farzıdır. Kaza, vakit çıktıktan sonra kılınan namazdır.
Ne zaman kılınır?
Kaza namazının ayrı bir vakti yoktur. Farzın kılınabildiği her vakitte kılınabilir. Güneş doğarken, güneş tepedeyken ve güneş batarken namaz kılınmaz. Bu üç vakte kerahat denir. Kaza da bu aralığa bırakılmaz.
Günün farzı kılındıktan sonra, vakit çıkmadan bir veya birkaç kaza kılmak yaygın bir yoldur. Beş vakit borç birikmişse, her farzın ardında o vaktin kazasını kılmak borcu gün gün eritir. Bir günde birden fazla kaza kılınabilir. Ara vermeden peş peşe kılmak da caizdir. Yorulunca bırakılır, sonra devam edilir.
Hanefî mezhebinde tertip vardır. Üzerinde altı vakitten az borç varsa, kaza ile vakit namazının sırası gözetilir. Altı ve daha fazla borçta bu sıra zorunluluğu düşer. Borcu çok olan kişi, o günün farzını kılıp ardından dilediği kazaya geçebilir.
Borç çoksa ne yapılır?
Yıllarca kılınmamış namaz, bir gecede bitmez. Hesap da tahmini olur. Ergenlikten sonraki yıllar, hastalık ve yolculuk düşünülerek kabaca bir sayı çıkarılır. Sonra her gün bir miktar kılınır. Sayıyı bilmiyorsan “ilk kılamadığım öğle” diye niyet edip kıldıkça borcun azaldığını kabul etmek yeter.
Kaza kılarken sünnet gibi uzatmaya gerek yoktur. Farzın şartı yerine gelsin. Kısa sûre okunur, rükû ve secde acele edilmeden yapılır. Vitir unutulmaz. Hanefî uygulamada vitirsiz kapanan bir gün, borcu eksik bırakır.
Bu yazı fetva değildir. Kendi mezhebine göre amel ediyorsan rekat ve vitir hükmü değişebilir. Kişisel bir durum varsa bir din görevlisine sormak daha doğrudur.



Yorum gönder